Kayıtlar

Diyanetin varlığı zorunlu değil

Resim
13.01.2016  Hasan Yücel Başdemir   hasanyucelbasdemir@gazeteyeniyuzyil.com  in Share 2010 yılında  Mehmet Görmez’in  Diyanet İşleri Başkanlığı’na (DİB) atanmasından birkaç gün sonra  Taraf gazetesinde  bir makale yazmıştım. Makale, “ Diyanete 12 Acil Öneri ” başlığını taşıyordu ve Diyanetin varlığını, faaliyetlerini ve kurumsal meşruiyetini sorgulamıştım. Şimdi aradan uzunca bir zaman geçti. Geçen haftalarda,  Diyanet  konusunda bir dizi tartışma yaşandı. Önce nişanlı kişiler  arasındaki ilişkilerin nasıl olması gerektiği, ardından başkan Görmez’in “ Cemevlerinin ibadethane gibi gösterilmesi kırmızı çizgimizdir ” açıklaması ve en son da  nikâhın bozulması  ile ilgili soruya cevaben edep dışı ifadeler içeren  fetva , Diyaneti tekrar sıcak tartışmaların odağına taşıdı. Diyanet,  dini olmaktan çok siyasi  bir kurumdur. Bu nedenle eleştiriler de dini olmaktan çok siyasi. Diyanetin 1924’...

Mezhep temelli algı dayatması

Resim
08.01.2016  Hasan Yücel Başdemir   basdemir@hotmail.com  in Share Ortadoğu’da ( Güney-Batı Asya’da ) devletlerarasında var olan diplomatik anlaşmazlıklara ve güç mücadelelerine, son zamanlarda  mezhepsel bir görünüm  kazandırılmaya çalışılıyor. Bu mücadelelerin  mezhep farklılıklarına  dayandığını düşünmek çok doğru değil ancak bu yaklaşım, giderek güçleniyor ve birçok yazar, artık savaşın  dini yönünü  ön plana çıkarıyor. Bu, doğru bir analiz olmadığı gibi sorumluları tespit etmeyi de engelliyor. Sadece yapılan yorumlar böyle değil;  şiddetin tarafları  da kendilerini bir  mezhepsel meşruiyete  dayandırmaya çalışıyorlar.  İran, Şiilerin; Suudi Arabistan ise Sünnilerin  haklarını koruduğunu örtük şekilde de olsa ileri sürüyor. Irak’ta  Nuri el-Maliki  başbakanlığı döneminde mezhepçi ve otoriter tutumuyla  IŞİD’in  ortaya çıkmasına neden olmuştu. Bir anlamda güy...

Mezhep savaşı mı?

Resim
06.01.2016  Hasan Yücel Başdemir   basdemir@hotmail.com in Share Afganistan’dan  başlayıp  Kızıldeniz’e  kadar uzanan bir şerif üzerinde  Sünniler ve Şiiler  bir arada yaşıyorlar. Bu iki mezhebin ortaya çıkışı,  Hz. Peygamber’in  ölümünden sonra ilk  halifenin seçilmesi  (632) sürecine kadar geri gitmekte. Daha sonra 655 yılında  Deve (Cemel) olayıyla  somutlaşan  Hz. Ali ve Hz. Aişe  arasındaki mücadele de bu ayrışmanın işaretlerinden biri olarak görülmekte.  Ehl-i Beyt  (Şia) ile  Ehl-i Sünnet  ayrışmasında  Kerbela olayı (680) dönüm noktası olarak alınıyor. Şiiliğin Sünnilik karşısında güçlü bir siyasi muhatap haline gelişi, 909 yılında Kuzey Afrika’da  Fatimi devletinin kurulmasıyla  başlıyor.  Büveyhiler, Afşar Hanedanlığı, Karakoyunlular, Safeviler ve modern İran’a  kadar tarihte birçok  Şii devleti  kurulmuştur. Şİİ-SUNNİ...

Şiddetten hayırlı sonuç çıkmaz

Resim
30.12.2015  Hasan Yücel Başdemir   basdemir@hotmail.com in Share Türkiye’nin doğusunda bazı şehirler savaş alanına dönmüş durumda. PKK, özyönetim iddiasıyla son seçimlerde en yüksek oyu aldığı bazı bölgelerde hayatı yaşanmaz hale getirdi. Cizre, Silopi, Sur ve Nusaybin’de sokaklarda fiili bir savaş var. Dağdaki terör unsurları, beş yüzerli ve binerli gruplar halinde bu şehirlere inmiş durumda. Görünen o ki PKK, şehirleri bizzat savaş alanı olarak seçiyor. Birçok defa yazıldı, ama ben sadece soruları sormakla yetineceğim: PKK, şu anda hangi amaç için şiddete başvuruyor? Kürtlerin yaşam haklarına, mülkiyetlerine, temel insani değerlerine ve onurlarına yönelmiş bir saldırı mı var? Şiddet ancak bu türden insani hak ihlalleri için meşru bir yol olabilir. Bunlar dışındaki sorunlar için hak arama ve sorun çözme, siyasi süreçlerle sağlanabilir. Yoksa elde ettiğiniz kazanç, verdiğiniz zararı telafi edemez. Şiddetin ve savaşın doğaya, insana, aileye, ekon...

Eskinin irticacıları bugünün IŞİD’çileri

Resim
25.12.2015  Hasan Yücel Başdemir   hasanyucelbasdemir@gazeteyeniyuzyil.com  in Share Gezi olaylarını  canlandırma çabaları yeniden başladı. Bugüne kadar birkaç  prova  yapıldı. En belirgin olarak 7 Haziran seçimlerinden önce idi; siyasete olan güveni kırmak için bazı üniversite hocalarının öncülüğünde marjinal sol gruplar,  Haziran Girişi  adıyla sokakları alevlendirmek istediler ama başarılı olamadılar. Bu sürecin yeni perdesi üniversitelerde tekrar açılıyor. Solcu olduğunu ileri süren öğrenciler,  mescitleri  ve öğrenci faaliyetlerini basıyor ve çocuklara saldırıyorlar. Ankara Üniversitesi, Anadolu Üniversitesi, Hacettepe derken şimdi de bu saldırılar  ODTÜ’de  oldu.  Aşırı sol gruplarla  ilişkisi olan öğrenciler  mescitte namaz kılanlara saldırdılar. Saldırgan öğrenciler, bu mescitlerin  IŞİD’in kontrolünde  olduğunu ve dini faaliyetler üzerinden IŞİD’e  savaşçı to...

Gazze ablukasının kalkması şart

Resim
23.12.2015  Hasan Yücel Başdemir   hasanyucelbasdemir@gazeteyeniyuzyil.com  in Share Türkiye, izlediği ilkeli ve insani bir  dış politika  nedeniyle geçen beş yıl içinde zor zamanlar yaşadı. Çok az ülke, insani dramları   stratejik menfaatlerinin  önüne koymayı başarabiliyor. Çünkü bu, ülkeler için riskli ve zor süreçlerin başlaması anlamına geliyor. Türkiye, bu riskleri her zaman göze aldı. İsrail’in 2010’daki  Mavi Marmara saldırısı  sonrasında, 2011’de başlayan  Suriye olaylarında  ve  Mısır’daki 2013 darbesinde  çıkarları için  ilke ve değerleri ayaklar altına almadı ; menfaatlerini vicdanının önüne koymadı. Bu üç olayda da  kamuoyu , hükümetin tutumunu büyük oranda  destekledi . Hatta bu destekler, her bir olayda % 70’lerin üzerinde oldu. Bununla da kalmadı, Türkiye sınır ötesindeki halkların da  dua ve takdirlerini  kazandı. Fakat sayısı az olup sesi çok çıkan...